Sosyal medya, günden güne büyüyen ve gelişen yeni bir alan. Bireylerin ve kurumların kendilerini ifade edebildiği, pazarlama fonksiyonlarını çalıştırabildiği büyük ve ücretsiz bir alan.
Ortaya çıktığı ilk günden bu güne hızlı ve kural tanımadan gelişiyor. Herhangi bir yaptırım olmadan, kullanıcılar tarafından şekilleniyor ve büyüyor. Pekii hızla büyümeye devam eden bu alan kendi içerisinde bir “etik” kavramı barındırıyor mu ?

2 Yıldır profesyonel sosyal medya yönetimi işini icra eden biri olarak; sosyal medyanın genel bir etiğinin olduğunu düşünmüyorum. Firmaların ve önemli şahsiyetlerin sosyal medya hesaplarını yönetirken uyduğum belirli bir etik şablonum yok ve hiç olmadı.  Uyguladığım yöntemler ve paylaşım stratejilerim kişiden kişiye, firmadan firmaya farklılık gösteriyor. Kurumsal bir hesap için elbette kurumsal içerikli paylaşımlar yaparken; amacı “geyik” olan hesaplarda küfür vb. içeren içerikler paylaşabiliyorum. Bu tamamen kullanıcıya göre şekillenen bir olgu. Farklı hesapların farklı tarzlarda takipçileri var ve bir sosyal medya yöneticisi olarak benim görevim takipçilerin dikkatini çekmek, yeni takipçiler kazanmak. Yazılması kolay fakat uygulaması gerçekten zor bir şey bu.  Yeni bir takipçi kazanmak için çoğu zaman günlük hayatımızda bizim için etik olmayan şeyler yapabiliyoruz.

“İnan Bana Yalan Söylüyorum” isimli kitap, sosyal medyanın genel bir etiğinin olmadığının en büyük kanıtını temsil ediyor benim için. Kitapta sosyal medya, insanları kandırmak ve galeyana getirmek için kullanılan süper güçlü bir araç olarak anlatılıyor. Ve verilen örnekler bu aracın doğru bir şekilde kullanıldığında gerçekten iyi sonuçlar verdiğini gösteriyor. Burada doğru bir şekilde kullanmak; büyük ölçüde yalan içerebiliyor maalesef…
Ryan Holiday, sosyal medyayı pazarlama aracı olarak kullanıyor ve alanında dünyanın en iyilerinden. Times’ı, sosyal medya sayesinde kandırdığını kitabında okuyabilirsiniz. Kandırma süreci inanın ilgi çekici.

En başında da belirttiğim gibi, sosyal medya genel bir etik oluşumu içermiyor. Bu kavram kullanıcıdan kullanıcıya, hesaptan hesaba farklılık gösteriyor. Ben genel olarak kimsenin özel hayatına mani olacak bir paylaşımda bulunmama, yalan söylememe,  kandırmama gibi ahlaki çerçevenin dışına çıkmadan paylaşımları gerçekleştiriyor ve hesaplarımı yönetiyorum.  Bunlar benim oluşturduğum çerçevem. Fakat bir başkasına göre farklılık gösterebildiği için genel bir etik oluşumundan bahsedemeyiz.

Sonuç olarak, sosyal medya hızla büyüyen ve büyümeye devam edecek bir alan. Doğuşundan ölüşüne kadar genel bir etik kavramı içereceğini  düşünmüyorum.  Sosyal medyada herkes, farklı davranışlar sergileyecek ve bunu savunacak. Etik, kimilerinin sıklıkla uğradığı, kimilerinin yanından geçtiği, kimilerinin ise hiç görmediği bir sosyal medya durağı olacak.

ŞAFAK TOZAR

Bir sonraki yazıyı okumak için: Bir müşteri kendisine nasıl davranılsın ister?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir